Kayyım Atanması Hangi Durumlarda Gerekir?

yazar:

kategori:

Kayyım, bir kişinin bütün işlerini yönetmek üzere değil, belirli bir hukuki işi görmek veya belirli malvarlığını yönetmek amacıyla mahkeme tarafından atanan temsilcidir. Bu yönüyle vasilikten ayrılır. Vasi, vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığıyla ilgili genel koruma ve temsil görevini üstlenirken kayyımın yetkisi atama kararında gösterilen işle sınırlıdır. Temsil engeli, menfaat çatışması, sahipsiz yönetim veya geçici koruma ihtiyacı ortaya çıktığında kayyım atanması, kişinin fiil ehliyetini gereğinden fazla sınırlamadan somut sorunu çözmeye yarar.

Kayyım ile Vasi Arasındaki Fark

Kayyım atanması kural olarak kişinin fiil ehliyetini ortadan kaldırmaz veya sınırlamaz. Kişi diğer işlemlerini kendisi yapmaya devam eder; kayyım yalnız kararda belirtilen temsil veya yönetim görevini yürütür. Vasi ise küçük veya kısıtlının daha geniş kapsamlı yasal temsilcisidir ve vesayet makamının sürekli denetimine tabidir. Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu, aksi belirtilmedikçe vasiye ilişkin bazı hükümlerin kayyıma da uygulanacağını düzenler. Bu nedenle kayyımın hesap verme, özen, sadakat ve izin yükümlülükleri atama kararına ve kanuna göre belirlenir.

Temsil Kayyımı Hangi Hâllerde Atanır?

Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesi üç temel temsil kayyımlığı hâli sayar. Ergin kişi hastalığı, başka yerde bulunması veya benzeri nedenle ivedi bir işini kendisi göremiyor ve temsilci atayamıyorsa kayyım atanabilir. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa bağımsız temsil gerekir. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine başka bir engel bulunması da kayyım sebebidir. Mahkeme ilgilinin istemi üzerine veya gerekli gördüğünde re’sen hareket edebilir.

Menfaat çatışmasına örnekler

Anne veya babayla çocuk arasında mal satışı, miras paylaşımı, bağış, ortaklığın giderilmesi ya da tazminat anlaşması yapılması menfaat çatışması yaratabilir. Vasi ile kısıtlının aynı davada karşı taraf olması veya her ikisinin aynı tereke üzerinde yarışan hakkı bulunması da buna örnektir. Çatışmanın mutlaka kötü niyetten kaynaklanması gerekmez; temsilcinin kendi menfaati nedeniyle tarafsız karar verememe ihtimali yeterli olabilir. Kayyım yalnız çatışmalı işlem bakımından kişiyi temsil eder; velayet veya vesayet ilişkisi diğer konularda devam eder.

Yönetim Kayyımı Hangi Hâllerde Atanır?

Yönetimi kimseye ait olmayan mallar için vesayet makamı gerekli önlemleri alır. Uzun süredir bulunamayan ve oturduğu yer bilinmeyen kişinin malvarlığı, kendi malvarlığını yönetemeyen fakat kısıtlama koşulları oluşmayan kişinin malları, mirasçılık hakları henüz belli olmayan tereke veya ceninin menfaatleri için yönetim kayyımı atanabilir. Gerekli organlardan yoksun kalan tüzel kişinin yönetimi başka yoldan sağlanamıyorsa ve kamuya yönelik yardım malvarlığının yönetim yolu bulunmuyorsa da kayyımlık gündeme gelir. Amaç malı korumak, gelirleri toplamak ve kaybı önlemektir.

Tüzel kişiye kayyım atanması

Bir şirket, dernek veya başka tüzel kişinin organ eksikliği her zaman doğrudan kayyım atanmasını gerektirmez. Önce özel kanundaki organ tamamlama, genel kurul çağrısı, geçici yönetim veya fesih hükümleri değerlendirilir. Türk Medeni Kanunu’nun yönetim kayyımlığı hükmü, tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmışsa ve yönetim başka yoldan sağlanamıyorsa uygulanır. Kayyım şirket ortağının veya yöneticinin yerine sınırsız yetkili olmaz; görev, süre ve işlem sınırı mahkeme kararında açıkça belirlenmelidir.

İstek Üzerine Kayyım ve Yasal Danışmanlık

İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri bulunan ergin, kendi isteğiyle kayyım atanmasını talep edebilir. Ayrıca kısıtlama için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin belirli işlemlerde sınırlanması gereken kişiye yasal danışman atanabilir. Dava açma, taşınmaz işlemleri, önemli borçlanmalar, bağışlama veya kefalet gibi işlemler danışmanın görüşüne bağlanabilir. Kayyım, yasal danışman ve vasi aynı kurum değildir. Mahkeme daha hafif ve amaca uygun önlemin hangisi olduğunu ölçülülük ilkesiyle belirlemelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kayyım atanması bir vesayet işidir ve görevli makam sulh hukuk mahkemesidir. Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kişinin yerleşim yeri vesayet makamınca atanır. Yönetim kayyımı ise malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamınca atanır. Yetki belirlenirken kayyımlığın türü doğru saptanmalıdır. Yanlış tür ve mahkeme seçimi dosyayı uzatabilir. Başvuru dilekçesi, temsil engelini veya yönetim boşluğunu, aciliyeti ve istenen görev sınırını açıkça göstermelidir.

Başvuru İçin Gerekli Belgeler

Nüfus ve yerleşim yeri belgeleri, velayet veya vesayet kararları, menfaat çatışmasını gösteren sözleşme ve dava dosyaları, tereke ve tapu kayıtları, tüzel kişinin sicil ve organ belgeleri, sağlık raporları ve acil işlem ihtiyacını gösteren yazılar sunulabilir. Önerilen kayyımın kimliği, yeterliliği ve taraflarla ilişkisi açıklanmalıdır. Kayyım adayı göstermek mahkemeyi bağlamaz; hâkim bağımsızlık, güvenilirlik, uzmanlık ve çıkar çatışması yönünden inceleme yapar. Ticari veya teknik malvarlığında uygun uzmanlığa sahip profesyonel kişi seçilebilir.

Kayyımın Yetki Sınırı ve Denetimi

Kayyım yalnız atama kararında belirtilen işi yapabilir. Bir dava için atanan temsil kayyımı, ayrıca taşınmaz satamaz veya tüm banka hesaplarını yönetemez. Yönetim kayyımı da olağan yönetim sınırını aşan işlemler için mahkeme iznine ihtiyaç duyabilir. Kayyım görev sırasında malvarlığını korumalı, gelir ve giderleri belgelemeli, çıkar çatışmasından kaçınmalı ve vesayet makamına hesap vermelidir. Görev dışı işlem yetkisizlik, tazminat sorumluluğu ve görevden alma sonucu doğurabilir. İşlemin karşı tarafı da kayyımın karar ve yetki belgesini incelemelidir.

Kayyımlığın Sona Ermesi

Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği iş tamamlandığında sona erer. Yönetim kayyımlığı ise yönetim boşluğunun ortadan kalkması, kişinin ortaya çıkması, mirasçıların belirlenmesi, tüzel kişinin organlarını tamamlaması veya mahkemenin başka bir çözüm getirmesiyle kaldırılabilir. Sona erme her durumda fiilen işi bırakmakla gerçekleşmez; vesayet makamının kararı, hesapların onayı ve malvarlığının hak sahibine devri gerekebilir. Kayyım görev süresince topladığı belgeleri ve kalan değerleri usulüne uygun teslim etmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Kayyım atanması kişinin ehliyetini kaldırır mı?

Kural olarak hayır. Kayyım belirli iş veya malvarlığı için atanır. Kişinin diğer alanlardaki fiil ehliyeti devam eder; varsa ayrı kısıtlama veya yasal danışmanlık kararı saklıdır.

Aileden biri kayyım olabilir mi?

Olabilir; ancak görevin niteliğine uygunluk ve menfaat çatışması bulunmaması gerekir. Çatışmanın kaynağı aile ilişkisi ise bağımsız üçüncü kişinin atanması daha uygun olabilir.

Kayyım şirketi tamamen yönetebilir mi?

Yetki atama kararı ve özel şirket mevzuatıyla sınırlıdır. Organ eksikliğini gidermek için atanan kayyımın görev kapsamı, genel kurul çağrısından geçici yönetime kadar farklı belirlenebilir.

Acil durumda geçici kayyım atanabilir mi?

Gecikme malvarlığı veya temsil edilenin hakkı bakımından ciddi zarar yaratacaksa geçici hukuki koruma ve ivedi kayyım talep edilebilir. Aciliyet somut belgelerle gösterilmelidir.

Başlıca Hukuki Kaynaklar

Bu rehber 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 396, 403 ve 426-431. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun çekişmesiz yargı ve geçici hukuki koruma hükümlerine dayanır. Tüzel kişilerde ilgili özel kanunlar da uygulanır.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir